Home

Silent-TongueSam Shephard‘ın başarısız yönetmenlik kariyeri boyunca çektiği iki filmden biri olan Silent Tongue (1993), izlememin üzerinden yıllar geçmesine rağmen hala aklımda. Bu filmi zevkle izlemiştim, ancak o kadar da etkilenmiş miydim? Hatırlamıyorum. Ama yıllar geçtikte film zihnimin bir köşesinde yıllanıyorsa, özel birşeyler olmalı.

Silent Tongue zaten özel bir film olma amacıyla yapılmış, belki bu da yapmacıklığın sınırlarında dolaşmasına neden olmuş, IMDB puanı da beşlerde sürünmüş. Üstelik River Phoenix’in ölümünden hemen önce çektiği son film olarak ayrı bir yürek burkmasına rağmen.

Belki etki bırakmadaki sır da burada: yapmacıklığın sınırında dolaşmaktan korkmamak, cesur olmak. Shephard’ın tiyatral filmi, bir şiir yaratmaktan korkmuyor. Vahşi Batı‘yı pek görmediğimiz bir açıdan, çıplak, depresif, çiğ gösterirken, bu sarı çorak kanvas üzerinde tüm delilikleri ve kötülükleri olduğu gibi, tıpkı taş gibi, toprak gibi doğal unsurlar olarak çiziyor.

Silent Tongue'dan bir kare. Richard Harris ve River Phoenix

Silent Tongue – Richard Harris ve River Phoenix

Kızılderililerle yerleşimcilerin büyük dramı, bu hikayede ilk bakışta melodram gibi görünürken aslında daha büyük bir boşluk kümesinin içine yerleşmiş: ağızda sabun tadı bırakan, ölmekte ya da delirmekte bile tat bırakmayan bir boşluk…

Konusu ve merkezindeki dramı bende atmosferi kadar iz bırakmayan bu filmi zihnimde bu kadar yıllandıran asıl şey ise soundtrack’i sanırım. Toz pas içindeki kumpanyada hüzünlü bir heveslilikle, hatta bayağılıkla söylenen Old Jawbone* şarkısının (Red Clay Ramblers filme özel düzenlemiş) buradaki yorumu, tıpkı bir hayvanı ilk kez doğal ortamında görme duygusu gibi, vahşi batının gerçek türküsüyle ilk kez karşılaşmam oldu ve bu ses, çocukluğumdan beri her türlü maruz kaldığım Vahşi Batı fenomenine ait ayrıksı bir nesne, hatta belki bir anahtar olarak beynimin raflarında kendine ölümsüz bir yer edindi.

River Phoenix

Talbot Roe rolünde River Phoenix

* Old Jawbone şarkısı, Bluegrass’in kökeni sayılan Appalachian folk müziği türünde olsa gerek. Jawbone, bu tür string bandlerde kullanılan, at-eşek benzeri bir hayvanın kurumuş çene kemiğinden oluşan geleneksel bir enstrüman. Kurumuş kemikteki gevşeyen dişler tuhaf bir ses çıkarıyor. 

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s